Web dünyasını gün geçtikçe daha çok gerçek dünyayla birleştirmeye başlıyorum. Gerçek hayatta iş hayatımızda, özel hayatımızda neleri yaşıyorsak webde de aynılarını yaşıyoruz.

Canımız sıkılınca film izliyoruz, arada bir sanat galerine gidiyoruz, haber kanallarını açıp şöyle bir bakıyoruz neler olup bitmiş diye… Yatkın olanlarımız “gece hayatı” (!) ‘na takılıyor.

İlgi alanlarımıza giren sosyal gruplara takılıyoruz, sonra bu topluluklarda bazı gruplaşamalar olmaya başlıyor. Kimi kimini sevmiyor, bazen bir bakıyoruz “buralar da bozuldu artık abuk subuk insanlar doldu” diyoruz küsüyoruz bir süre gitmiyoruz.

Güzel bir kız gördük mü dönüp bakıyoruz, efendi olanlar çaktırmadan bakıyor, ayılar bakmakla kalmayıp sözle taciz ediyor. Allahtan internette elle taciz biraz zor :P

İş hayatında ise türlü türlü stratejiler geliştirmek gerekiyor. İyi bir ürün üretmeniz yetmiyor. Müşteri ilişkilerinden pazarlamasına, halkla ilişkilerine, işbirliklerine ve stratejisine kadar birçok alanda çaba göstermeniz gerekiyor.

İnternet çok büyük bir mecra. “Word of mouth marketing” (ağızdan ağıza pazarlama olarak çevirilebilir belki) dediğimiz pazarlama o nedenle çok etkili oluyor.

Halkla ilişkiler için, nasıl profesyonel firmalar medyada şirketleri ile ilgili haberlerin çıkması için çaba gösteriyorsa, web2.0 projeleri de bloglarda tartışılabilmek için yarışıyor. Ego tatmini için değil, pazarlama ve markanın benimsetilmesi için. Projeler artık yayına çıkmadan önce blog yazarlarına “özel gösterim”ler sunuyor. Blog yazarları da kendi medyalarında çıkmak üzere olan bir projeyi diğerlerinden erken yayımlamak için yarışıyorlar…

Dünyadaki web2.0 projeleri markaya çok büyük önem veriyor. “Sana” nasıl bir marka olduysa, Vakko, Beymen nasıl ismini kafalarımıza kazıdıysa flickr, yahoo, google, facebook, dig, technoratti de web dünyasında kafalara kazınıyor. Jenerik isimlerden uzak duruyor markalar…

Pazarlama için ise web2.0′da farkı yaratan şüphesiz ki widget’lar (kutucuk)…
Viral pazarlamanın en etkili yönü olan kutucuklar, aynı gerçek hayatta burnumuzun akmasına neden olan grip virüsü gibi siteden siteye yayılıyor. Hem markalaşmaya katkı sağlıyor, hem bedava reklam yapıyor hem de Google pagerank’imizin artmasını sağlıyor.

Komik bir şekilde bu projelerin gelişmesinde en küçük etkeni ise reklam sağlıyor. Diğer alanlarda hazırlık yapmadan yaptığınız reklam kampanyaları projelerinizi sadece bir noktaya kadar geliştirebiliyor. Gerçek hayatta nasıl reklam stratejisi belirlenmeliyse web’de de öyle. Gerçek hayatta takip eden ürün olarak çıkıp devasa reklam bütçeleriyle kendini batıran bir sürü firma var. Bir o kadar web projesi de var.

Web2.0 projesini patlatmanın “modern” yöntemleri var. Ben sadece aklıma geldiği gibi 1-2 anahtar terimden bahsettim. Umarım bu anahtar kelimelerden ilham alanlar olur…

This post has No comment. Add your own.