Frameworkler, Hibrid Tasarımcı, Web2.0

Nokta’ya geldiğim günden beri savunduğum bir yaklaşım vardı… Yeni gelişen web’de, buna web2.0 diyoruz aslında, teknik anlamdaki başarıyı getiren iki önemli, farklı faktör var:

1. Sürekli değişim
2. Hibrid tasarımcı kavramı

Sürekli Değişim

Eskiden sağlam bir planlama, tüm fonksiyonlara karar verip analiz etme ve ürünü çıkarma şeklinde işliyordu projeler.

Sonraki versiyon uzun bir süre sonra, yine benzer aşamalardan geçtikten sonra çıkıyordu. Çıkana kadar kimsenin bilmediği, gizli kapaklı hummalı çalışmalar sürüyordu.

Yeni yaklaşımda ise planlama yapılırken detaylara gömülmek yerine:

– ilk versiyonu çıkar
– kullanımı analiz et, ihtiyaçları belirle
– yeni versiyonu çıkar
– kullanımı analiz et, ihtiyaçları belirle
– yeni versiyonu çıkar

şeklinde ilerliyor herşey. O kadar çok versiyon çıkıyor ki, versiyon diye bir kavramı kullanmıyor bile bir çok proje… Versiyonlamamayı “sürekli beta” olarak adlandıranlar bir ara çok modaydı.

Bu, tasarımın defalarca değişmesi demek… Veritabanına eklenen/çıkan yeni alanlar, yazılımın arada bir tepetaklak olması demek.

Buna tasarımcıların ve yazılımcıların kendini hazırlaması ve sürecin doğal bir parçası olarak kabullenmeleri gerek.

Bu “yap-boz”ların hızla gerçekleştirebilmesi açısından framework’ler çok büyük şeyler kattı dünyadaki büyük projelere.
Ya da belki de tam tersi, büyük projeler framework’lere ilham kaynağı oldu. Framework kullanmayan büyük projeler de framework’lerin getirdiği avantajları sağlayan altyapılarını kurarak ilerlediler. Kendilerine özgü frameworkler kurdular diyebiliriz belki de…

Kibrit Tasarımcı!

Ne demek hibrid?? Ah be TDK yetişemiyorsun ne yazık ki gelişen teknolojiye…

“Wepçi” arkadaşlara dedim ki,

….. web tasarımcısı diyelim de ayıp olmasın

Web tasarımcısı arkadaşlara dedim ki, unutun o firmalara sayfa hazırlarken “ben fotoşop’ta yaparım, htmlci sayfa haline getirsin çünkü ben programcı değil sanatçıyım” laflarını…

Artık öyle bir şey kalmadı üzgünüm. CSS’i sevgilisinin yuvarlak hatları kadar bilmeyen web tasarımcısı 5-10 sayfalık kurumsal site tasarlamaktan öteye geçemez. Ajax’ı nerede kullanmaması gerektiğini bilmeyen, actionscript’in kabiliyetlerinden bihaber olan tasarımcı anca “bizim yeğen de yapıyor web sitesi” cümlesinin öznesi olabilir…

Sevgi Kelebeği - bengidiyorum.blogspot.com
sevgi kelebeği

Web tasarımcısı, grafik tasarımcısından farklı olarak, internet gurusu olmalı. Programlamaya, daha doğrusu analitik düşünceye çok ters olmaması lazım. Uçuk kaçık hayal dünyasında yaşayan, sanat kim içindir geyiklerine giren entellektüel sevgi kelebekleri yerine, estetik duygusu güçlü olan ve tasarım ilkelerini bilen, CSS’te organizasyon yapabilen, javascript’te 3-5 satır if-else cümleleri kurabilen programcı-tasarımcı arası ortaya karışık web tasarımcıları hayatta kalacak web2.0’da, web3.0’da ve hatta ‘web9.0.1rc1 build 3425’te…

Bu ortaya karışık yanar dönerli şeye hibrid tasarımcı diyoruz.

Sonuç

Yazılar giriş-gelişme-sonuç şeklinde olmalıdır. Buyrun size sonuç (lisedeyken de nefret ederdim edebiyat derslerinden, öys’de türkçeden top çekmiştim o ayrı…)

Arda Kutsal şu yazısında Türkiye’deki geliştiriciler olarak global ürün çıkarmamız gerektiğinden bahsetmiş.
Altına 3 sayfa huysuzluk yaptım, muhtemelen gıcık oldu Arda bana :)

Global ya da lokal, dünyadaki projelerle yarışacak boyutta proje çıkarmak istiyorsak üşenmeyeceğiz….

Framework’lere geçmek için üşenmeyeceğiz,
2 günde bir tasarım mı değişir canım demeyeceğiz,
Ben sanatçıyım kardeşim kodlama benim sanatımı öldürür diye kendimizi kısıtlamayacağız,
script.aculo.us neymiş ben de yazarım ne var ki’lerle vakit kaybetmeyeceğiz.

Bu iş teknik bir iş… Hem de çok teknik bir iş. “Fikrimgeldi”den öteye geçebilenler Türkiye’nin internetini ayağa kaldıracak olanlardır.

Benden söylemesi
(evet, hem huysuz hem de ukelayım!)

İlgili Yazılar

1 Yorum

  1. Ben Nokta’ya bir mail atmıştım. O kadar web servisi açıyorsunuz yetmiyor bir de satın alıyorsunuz diye. Ama neden bir tanesinde bile API erişimi yok diye? API’lerden sonra “mashup çılgınlığı” başladı biliyorsunuz. Global olmak konusundaki bir basamak da API’lerden geçiyor bence. Ve maalesef API’lerini açan Türk servisi henüz göremedim :( Bu yüzden hep içimize kapanık olarak kalacağız sanırım :roll:

    Reply
  2. API konusunda kesinlikle katılıyorum.
    Nokta’nın projelerini ele alırsak, yakında olacak :) API’lere önem veriyoruz önümüzdeki aylarda API’lerimiz ve widget’larımız yayında olacak…

    Aslında birkaç projemizde özel API’lerimiz var ancak henüz dışarıya açık değil. Nokta olarak dışarıdan satın alan firma görünümünde olmamıza rağmen içeride hummalı bir çalışma var. Ne yazık ki Türkiye’de insan gücü bulmakta zorlanıyoruz bu da hayallerimizin gecikmesine neden oluyor.

    Reply

Leave a Comment.