Mac’te sevdiklerim ve sevmediklerim

On iki yıl Windows® kullandıktan sonra 3-4 ay önce cesaretimi topladım ve paraya kıyıp bir iMac aldım. İşte bu süre içinde sevdiklerim ve sevmediklerim:

Donanımında Sevdiklerim

Sadece donanımı için iMac alınırmış onu öğrendim.

  • Tıs sesi bile gelmiyor. Süper sessiz.
  • Kasası monitörün içinde, kablosuz teknolojiler entegre o yüzden elektrik fişinden başka kabloya ihtiyaç yok.
  • Üzerinde ihtiyaç duyduğunuz hemen her şey var: Sağlam bir çift hoperlör, USB’ler, firewire’lar, bluetooth, wireless, ethernet, webcam.
  • Klavyeyi herkes sevmeyebilir ama plastik değil alüminyumdan sessiz ve parmaklarınıza oturan şık bir klavye.
  • Klavyenin iki tarafında USB girişleri mevcut böylece USB stick’inizi kolaylıkla kullanabiliyorsunuz.
  • LCD ekranı gerçekten çok kaliteli ve canlı renklere sahip.
  • Bilgisayardan anlamayana masa süsü diye yutturabileceğiniz şıklıkta bir fare…

iMac Yandan Görünüş

En bayıldığım özelliği kesinlikle ses yok. En ufak bir tıs sesi bile olmadığı için diğer PC’yi açasım gelmiyor.

iMac Önden Görünüş

Donanımında Sevmediklerim

  • Parlak ekran… Gündüz kendi yansımamı görebiliyorum
  • Fare çok şık, ama sağ klik bazen solla karışabiliyor.
  • Ram dışında upgrade imkanı sınırlı. Birçok teknik servis RAM eklenebildiğinden bile bihaber
  • Çılgın gibi pahalı. Aksesuar olarak kablosuz Apple mighty mouse 180TL!!! Gerçi bluetooth ve lazerli bir alet ama yine de insaf be kardeşim.
  • O kadar şık ki anneniz geldiğinde üstüne dantelli örtü koymasına engel olamıyorsunuz :)

MacOS’ta Sevdiklerim

On iki yıldır Windows kullanan biri olarak alışmak gerçekten de zor oldu. Arabirim tasarımı ve kullanılabilirlik üzerine kafa yoran biri için Mac OS insana heyecan veriyor. Her yeri estetik aletin.

  • İçerisinde çok şık oyuncaklarla (yazılım) geliyor.
  • Exposè, Spaces, Dashboard ve Spotlight tek kelimeyle mükemmel…
  • iPhone’la entegrasyonu normal olarak çok sağlam
  • Genel kanının aksine birçok ücretsiz yazılım bulabiliyorsunuz. Satılan uygulamaların ise birçoğunun fiyatı satın alabileceğiniz seviyelerde.
  • Çoğu şey üstünde olduğu için driver yükleme falan gibi dertleri pek yok. Yine de yeni donanım alırken Mac sürücülerini sormak lazım. Printer için biraz uğraştırdı beni
  • Uygulama kurmak diye birşey yok. İndiriyorsunuz, Applications klasörüne kopyalıyorsunuz, işlem tamamdır.
  • İleri düzey kullanıcılar için apple script vs. çok başarılı. Kullandığınız uygulamaların hemen hepsi otomasyona ve macrolara açık oluyor.

MacOS Ekran Görüntüsü

MacOS’ta Sevmediklerim

Aşağıdakilerin 1-2si dışındakilere çözüm buldum, diğerlerine de alışılıyor 3-4 ayda…

  • Windows uygulama tabanlı, MacOS ise pencere. Dolayısıyla havada uçuşan pencereleri windows’daki gibi ekrana yayamıyorsunuz.
  • Bir yazılımın pencereleri arası geçiş yapmak için Exposè’yi kullanmaya alışmak gerek. Özellikle Türkçe Q klavyede…
  • 3 boyutlu Dock’a alışamadım. Çalışan uygulamanın altındaki minik noktayı keşfetmek imkansız. Ufak bir üçkağıtla 2 boyutluya çevirebiliyorsunuz…
  • Kısayollar standart değil. Kullandığı platforma göre programdan programa değişebiliyor.
  • Pencerenin köşesindeki çarpıya tıklayınca pencere kapanıyor, programdan çıkmıyor. Programdan çıkmak için illa ki Cmd+Q’ya basmanız lazım.
  • Türkçe Q Klavye dizilimi ile kısayollar kullanışsız. Örneğin programdan çıkış “Cmd+Q”, @ işareti ise “Alt+Q”. Alt ile Cmd yanyana olduğu için e-posta yazarken programından çıkılabiliyor.
  • Home, End, Page Up, Page Down tuşları her programda çalışmıyor. Home yerine “Cmd+Sol Ok” her programda standart ama bu tuş kombinasyonunu Firefox’ta denerseniz örneğin, önceki sayfaya gidiyor… Sinirr…..
  • Normal fare çok yavaş. Hızlandırmak için bir program kurulabiliyor ama bir yere kadar hızlandırabiliyorsunuz. Zorlarsanız fare atlamaya başlıyor.

Yazılım Desteği

– Adobe ürünleri (PhotoShop, Dreamweaver vs.), Microsoft Office, Firefox, MSN Messenger ve daha birçok programın Mac versiyonu zaten var.
– Java tabanlı IDE’ler: NetBeans, Zend Studio vb. Windows’a kıyasla çok daha hızlı ve stabil çalışıyor.
TextMate‘i tam olarak öğrenmek aylar alır ama efsane bir editör. Ne yazık ki gelişimi pek aktif sayılmaz.
Picasa‘nın mac versiyonu yeni çıktı, gayet başarılı gibi duruyor.
Parallel Desktops, BootCamp gibi programlar ile Windows desteği de alabilirsiniz.

Yazılım desteğiyle ilgili sorunlar ise:

  • MSN Messenger için video desteği MacOS’un güvenlik yapısı nedeniyle henüz verilemiyor. Windows kullanan yakınlarınızla görüşmek için Skype kullanılabilir.
  • Microsoft Office, Windows versiyonunun yanına yaklaşamaz. Berbat! Muadili olan iWorks de kesmedi beni.
  • SecureCRT’nin muadili yok. iTerm var ama yeterli değil.
  • MAMP ve XAMPP yeteri kadar konfigüre edilemiyor. Elle Apache + PHP + MySQL kurmak zor, dokümanı az.
  • iTunes’un çalışma şeklini öğrendikten sonra süper. Ama öğrenene kadar dosyalar duplike oluyor, temizlemesi düzeltmesi uğraştırıyor.
  • Program kurması / kaldırması çok kolay ama programa bağlı dosyalara ellemiyor MacOS. Bunun için ayrı program kurmanız lazım.

Sonuç

Mac’e geçsem mi sorusu varsa aklınızda, benim düşüncem şöyle:

Profesyonel olarak düşünürsek, Vista ile karşılaştırdığımda MacOS’un öyle aman aman bir avantajı yok.
XP ile performans ve stabilite farkı var ama Vista’yla aynı farkı göremedim.

Benim Mac’e geçişteki en büyük motivasyonum artık yaptığım işten sıkılmaya başladığımı hissetmemdi. Aynı arabirim, farenin sağ tıkındaki seçenekler, aynı ekran yapısı ve form tasarımları…

iMac donanımından işletim sistemine, Mac yazılımlarına kadar farklı bir akımın temsilcisi. Apple’ın içinde olduğu bir estetik ve kullanılabilirlik akımının. iPhone’u iPhone yapan muhteşem teknik özellikleri değil. i900’la ya da N95’le karşılaştırma tablosuna koyup yorum yapanlara gülüyorum o yüzden…

Bu akımın etkilerini 37signals’ın, Lighthouse’un sayfaları gibi birçok web2.0 uygulamasında da hissedebilirsiniz.

Eğer bu akımın içine iyice gömülmek istiyorsanız (para da batıyorsa :)) Mac alma zamanınız gelmiştir derim ben…

1 Yorum

  1. Ozan çok iyi irdelemişsin, ben hala cesaretimi toplayamadım. O müthiş ekranı gördükten sonra fotoğrafları işlemek için başka alternatifim olmadığını düşünüp duruyorum. Beni asıl düşündüren Apache + PHP + MySQL kısmıydı, zor demişsin ama sonunda oluyor değil mi? :)

    Reply
  2. Yani en nihayetinde bir Unix’ten bahsediyoruz o yüzden kuruluyodur mutlaka ama incelikleri nasıl bilmiyorum. Ben MAMP’ı tercih ettim. Şu an benim kullandığım extension’lardan debugger hariç hepsini barındırıyor.

    Reply
  3. Apache falan zaten üzerinde kurulu. Ben yaklaşık 1 sene tiger kullanmıştım. Onda Apache, Php, Mysql falan kullanmıştım zorlanmadan. Nasıldı hatırlamıyorum ama kolaydı. Birde apt gibi bir program vardı şimdi ismini unuttum. Onunlada programları kurmak çok basit.

    Reply
  4. arkadasim cok guzel anlatmissin mac i bende yaklasik 1 yildir mac kullanicisiyim hic windowsu ozledigim veya aradigim zamanlar olmuyor hatta bazen bu kadar yil niye mac kullanmadim diye kendime kiziyorum, ilk alirken odenen para bence bu makinalarin hakki neden derseniz baska bir pc veya notebook aldiginizda 1 yil gecmeden dokulmeye goruntu guzelligini kaybetmeye basliyor adamlar herseyini bukadar kalite yapmiski mac in kasa 1,5 yildir sifir gibi hala macbook black 13,3 kullanicisiyim kisaca mac bilgisayarim olmadan afedersiniz tuvalete bile gidemiyecek hale geldim resmen asigim makinama herkese tek kelime ile tavsiye ederim… herturlu mac sorulariniza cevap verebilir yardim ederim selamlar…

    Reply
  5. Ozan Bey, virüs konusunda herhangi bir gelişme var mı? scriptler indirilip taranabiliyor vs. bir takım söylentiler var. Hatta bazı virus programları mac versiyonlarını çıkarmaya başladı. Karşılaştınız mı?

    Reply
  6. iAntivirus diye bir uygulama var ancak sadece kurdum yaklaşık 6 ay falan oldu ancak herhangi bir virüs bulduğu yok arada bir kafasına göre arıyor ama bulamıyor :D

    Bence mükemmel bir şey mac ve fiyatını da fazlasıyla hak ediyor.

    Ozan bey çok güzel bir inceleme olmuş, tebrikler…

    Reply
  7. aklıma gelmişken yazayım system preferences / keyboard & mouse / modifier keys / kısmından command tuşunu windowsda alıştığımız control tuşuna dönüştürmek mümkün :)

    bana çok zor geliyordu sürekli karıştırıyordum ama böyle yaptım şimdi süper :)

    Reply
  8. Ozan bey merhaba,

    Yazınızı yeni okudum. Çok güzel karşılaştırmalar. Uzun yıllar bende Linux kullandım. Üretici firmaların Linux’e yaklaşımını biliyorsanız, neler çektiğimi anlıyorsunuzdur. En sonunda paraya kıyıp MacBook Pro aldım. Kendimi cennette hissediyorum :)))

    Bir iki noktaya katılmıyorum yazınızda. Vista ile aman aman fark yok demişsiniz. En azında dosya kopyalama, taşıma, silme gibi işlemlerde Vista yanına gelemez. Artı Vistadan çok daha kullanıcı dostu ve de en önemlisi tabiki UNIX tabanlı olması.

    Apache, PHP zaten kurulu geliyor. Komut satırına geçip apachectl start demeniz yeterli. Eğer her seferinde otomatik olarak başlamasını istiyorsanız Web Sharing’i açmanız gerekir. MySQL’i ise sitesinden indirdiğinizde otomatik olarak kuruluyor. Bunların hepsini 10 dakika kurabildim.

    Parlak ekrana gelince :)))))))… Bence MAC bunu mahsus yapmış. Çalışırken kendinizi görün ve ayrıcalıklı olduğunuzu hatırlayın diye…

    Kolay gelsin :)

    Reply
  9. Evet 1 küsür yıllık kullanımdan sonra vista ile kesinlikle karşılaştırılamayacağına katılıyorum. Yazıyı yazarken mac konusunda çok tecrübeli değildim sonuçta…

    Ama tabii şu anda da windows 7 ile karşılaştırmak gerekirse, ne yazık ki benim görüşüme göre işletim sistemi olarak microsoft dersine iyi çalışmış ve kullanılabilirlikte yakaladığı macos’u performans olarak (64bit versiyonunda) sollamış.

    Bu da çok sürpriz sayılmaz sonuçta, windows 7 çok daha yeni bir platform ve buna rağmen bu yazıyı yine Mac’ten yazıyor olmam da bir anlam ifade ediyor olmalı :)

    Reply
  10. Merhaba Ozan bey, önceleri ayda bir kere bilgisayarına format atıp işletim sistemi kuran. anti-virüs keyleri peşinde koşan, windowsun mavi ekranlarından yüzü masmavi olan birisi iken 15 yıllık pc maceramı bir kenara koyup mac’e geçmeye karar verdim. 1 yıldır mac kullanıyorum. çok memnunum. Mac’in performansına hastayım. Mac kesinlikle göçmeyen bir sistem, 1 yıl sonra bile aynı performansla açılıp kapanmakta.
    Windows 7 konusunda size katılmıyorum. Bence Windows Xp, Win7’ye göre daha sade ve basitti, Babamın (55 yaşında) laptobununda XP nin yerine Win7 kurdum, adam sudan çıkmış balığa döndü sonra tekrar XP’ye dönmek zorunda kaldık. En basitinden denetim masasına girince karma karışık bir sürü ayar nereye tıklanacak insanın kafası karışıyor.

    Başka bir arkadaş, format atmış hemide fotoğrafların olduğu partitiona kurtarmayı denedik ama nafile gitti onca hatıra.

    Bu yüzden mac’de Time Machine’yide bi inceleyin, Yazıcınızı veya USB harddiskinizi ağdan paylaşın, sistem geri yüklemeye benzemez, O sizin yerinize tüm yedeklerini alır. Dilediğiniz zaman dilediğiniz dosyayı geri getirirsiniz. Sistem geri yükleme gibi herşeyi değil.
    Varmı windowsta böyle teknoloji,

    Neyse bir daha windowsa dönmeyi asla düşünmüyorum.

    Reply
  11. Tıs sesi gelmeme olayı biraz abartı olmuş sanki… Bende 2.5 GHZ I5 Imac kullanıyorum. Genel olarak çok memnunum ama hafifde olsa fan sesi mevcut hiç yok değil. Ayrıca ekranın parlak olması kötü. Gün ışıgında gözlerim rahatsız oluyor.

    Reply
  12. Bide makinede hafiften bir titreme oluşuyor.. Ama çok önemli bişey deği. Açıkken alimünyum yüzler üzerinde elinizi gezdirirseniz fark edebiliyorsunuz. Benim klavyem kablosuz ve resimdekinden farklı. Numerik tuşları yok.

    Reply

Leave a Comment.