Zaman Framework Zamanı

Ruby on Rails’i ilk gördüğümde çok etkilenmiştim ancak Ruby’nin hantallığı ve yıllardır süregelen PHP alışkanlıklarım Rails’i boş zamanlarımda minik uygulamalar yaptığım ve tasarlayanların bulduğu kolaylıkları öğrenme amaçlı kullandığım bir araç mertebesinde bıraktı.

Daha sonra Zend Framework çıktı (Symfony ve Cakephp de var framework olarak ama onları seçmeme nedenim ayrı) ama açıkçası ZF benim için hep “hiç yoktan iyidir” framework’ü oldu zira şu haliyle ZF’yi anlamak için bol bol araştırma yapmak ve debugger’ınızı açıp adım adım nasıl çalıştığını görmeniz gerekiyor.

21 Aralık’ta ZF ekibinin duyurduğuna göre ZF v1.5’te bence en büyük eksiklik olan “programcıyı yönlendirme” işine eğilmiş gözüküyorlar. Zend Framework’ün diğer framework’lerden farkı programcıyı kendi altyapısına uymaya zorlamaması. Kütüphaneleri veriyor ve programcıyı istediği yapıda kullanmakta özgür bırakıyor ancak MVC Model 2’nin karmaşıklığı, framework’teki kütüphanelerin çokluğu öğrenme zorluğu yaratıyor. Özellikle projenin organizasyonu hakkında (modeller nerede duracak, kontroller yapısı nasıl olacak vs.) Öğrenip kullanmaya başladığınızda ise birçok şeyi kopyala – yapıştır yaptığınızı fark ediyorsunuz.

ZF v1.5’te opsiyonel olarak proje yapısını otomatik sunma betiklerle işlemleri kolaylaştırma üzerine yoğunlaşmışlar gibi gözüküyor. Rails’i inceleyenler bu tür betiklerin getirdiği kolaylıkların farkındadır zaten, ZF’de de artık bu kolaylıkları görebileceğiz gibi duruyor.

Benim öngörüm ileride framework’lerin etkisiyle web tabanlı yazılımların üretilme zamanları oldukça kısalacak. Rails, ZF, Django, CakePHP, Symfony derken bunların IDE’lere entegrasyonu önplana çıkacak. Biz web2.0 geliştiricileri performans, güvenlik ve stabilite kaygılarıyla kendi yapılarımıza bağlı kalacağız belki, ancak web tabanlı servis veren diğer yazılımlar için bu altyapılar geliştirme sürelerinin azalmasına ve dolayısıyla maliyetlerin düşmesine destek olacak…

Diğer taraftan Javascript framework’leri de büyük bir hızla gelişiyor. Katmanlı yapı sayesinde birçok geliştirici artık projelerini en az 5-6 katmanda düzenliyor: CSS, Javascript, (X)HTML 3 ayrı katmanda semantik webi de destekleyerek önyüz mühendisliği adı altında gelişirken arkada template sistemi ile önyüze bağlanan page/interaction logic, application logic, data store gibi katmanlar birbirinden ayrı ve düzenli bir yapıya giriyor.

Javascript framework’leri RUI (Rich User Interface) oluşturulmasını hızlandırıyor, hatta biraz iddialı olacak belki ama birçok kişi için mümkün kılıyor. Javascript IDE’leri bile yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı: Bkz. Aptana

Sektör artık framework’lere doğru yönlenmiş vaziyette. Kullanmayacaksak bile altlarındaki çözümleri iyi öğrenmemiz gerek…

İlgili Yazılar

1 Yorum

  1. Evet, güzel bir makale olmuş günümüz web teknolojilerini özetleyen bir yazı. Frameworkler gerçekten inanılmaz işler yapıyor. Sayelerinde herşey oldukça kısalıyor. ROR ve Django deneme süreçlerinden ben de geçdim ve sizinde dediğiniz gibi PHP alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor insan. Fakat MVC nin büyüsüne kapılmıştım bi kere ::smile:

    Sonra baktım aynı mantığı kullanan PHP Frameworkler de var, onları inceledim. Gerçekten hoş işler çıkarmış adamlar. Öğrenmeye çalıştım bi süre sonra zor geldi ve ihtiyaçlarımı karşılayamayacağına karar verdim. Bende kendi modül tabanlı altyapımı MVC ye benzeterek PHP frameworklerindeki helper’lara benzer fonksiyonlar yazarak tam da ihtiyacım olanı yapmaya başladım. Zaten şablon kütüphanesi olarak Smarty yi kullanınca herşey aynı oluyor :grin:

    Benim için şuan JavaScript frameworkleri (Jquery) gündemde. Kendi kodumu yazıp cıvıl cıvıl zengin arayüzleri yapabiliyorum artık. Frameworkler olmasa halimiz duman olurdu valla …

    Reply

Orhan için bir cevap yazın Cevabı iptal et